Anasayfa  ›  Site İçi SEO

Site İçi Seo

Site içi SEO, arayan kişinin niyetini doğru sayfayla buluşturma işidir: bilgi arayana yazı, karşılaştırana hizmet sayfası, hazır olana iletişim yolu gösterilir.

Telefon ekranı: Site İçi SEO

Site İçi SEO Arayanın Niyetini Sayfaya Nasıl Taşır?

Arama kutusuna yazılan her cümlenin arkasında bir niyet vardır. “Mantı nasıl yapılır” yazan kişi tarif arar; “en iyi mantıcı” yazan seçenekleri karşılaştırır; “mantıcı telefon” yazan masasını ayırtmak üzeredir. Üçü de aynı konuyla ilgilidir ama üçüne aynı sayfa gösterilemez. Site içi SEO, sitenizdeki her sayfayı bu niyetlerden birine göre kurma işidir.

Bilgi arayan kişi satın almaya henüz hazır değildir; ona açıklayan, öğreten bir yazı gerekir. Bu yazı doğrudan satış yapmaz ama adınızı aklına yerleştirir. Karşılaştıran kişi ise seçenekleri tartmaktadır: hizmetin kapsamını, fiyatın neye göre değiştiğini, başkalarının ne dediğini görmek ister. Ona hizmet sayfası, yorumlar ve örnek işler gösterilir.

Karar vermiş kişi için en önemli şey hızdır. Telefon numarası, adres, çalışma saatleri ve randevu yolu ilk ekranda olmalıdır. Bu kişiye uzun bir tanıtım metni okutmak onu kaçırır. Sitelerin çoğunda sorun tam buradadır: her sayfa aynı kalıpla yazılmıştır, bilgi arayana satış yapılmaya çalışılır, almaya hazır olana ise uzun uzun anlatılır.

Arama motoru bu niyetleri iyi tanır. Bir sorguda hangi tür sayfaların öne çıktığına bakmak, o sorgunun niyetini anlamanın en kısa yoludur: ilk sayfa tariflerle doluysa oraya bir hizmet sayfasıyla girilemez. Her hedef kelime için önce sonuç sayfasını inceler, ardından sitenizde o niyete uygun sayfanın bulunup bulunmadığına bakarız.

Niyet zamanla da değişir. Aynı kişi pazartesi bilgi arar, çarşamba seçenekleri karşılaştırır, cuma günü telefon eder. Bu üç aşamanın her birinde sizin sayfanızla karşılaşması, kararın sizden yana verilmesini kolaylaştırır. Bu yüzden yalnızca “almaya hazır” aramaları hedeflemek eksik bir plandır; müşteri oraya gelene kadar başkasını tanımış olur. Sayfalarınızı kararın her aşamasında görünecek biçimde dağıtır, birini ötekine bağlantıyla bağlarız; bilgi yazısını okuyan, hizmet sayfasına tek dokunuşla geçer.

Bu incelemenin sonunda bir eşleştirme tablosu çıkar: hangi arama, hangi sayfa, hangi niyet. Tabloda karşılığı olmayan aramalar yeni sayfa ihtiyacını, aynı aramaya iki sayfanın denk gelmesi ise birleştirme gereğini gösterir. Sayfalara dokunmadan önce bu tabloyu sizinle paylaşırız; çünkü hangi aramanın işinize gerçekten müşteri getirdiğini en iyi siz bilirsiniz.

Ziyaretçi Bir Hizmet Sayfasında Hangi Sırayla Ne Görmelidir?

İyi bir hizmet sayfası, okuyanın aklındaki soruları doğdukları sırayla cevaplar. İlk soru “doğru yerde miyim?” sorusudur; cevabı başlık ve altındaki tek cümle verir. Ziyaretçi burada hizmetin adını ve kime yönelik olduğunu görmelidir. Süslü bir slogan ya da genel bir karşılama cümlesi bu soruyu cevapsız bırakır ve geri tuşuna giden yolu kısaltır.

İkinci soru “bu iş nasıl yapılıyor?” sorusudur. Burada süreci birkaç adımda anlatırız: ilk görüşme, keşif ya da ölçüm, uygulama, teslim. Okuyan, sizi aradığında başına ne geleceğini bilmek ister. Belirsizlik, fiyattan bile daha caydırıcıdır. Sürenin ve gerekenlerin açıkça yazılması, telefonu açma kararını kolaylaştırır.

Üçüncü soru “kaça mal olur?” sorusudur. Kesin fiyat verilemeyen işlerde bile bir aralık, bir başlangıç tutarı ya da fiyatı belirleyen etkenlerin listesi yazılabilir. Fiyattan hiç söz etmeyen sayfalar, ziyaretçiyi bu bilgiyi veren rakibe gönderir. Fiyatın yanında nelerin dâhil olduğunu yazmak, ucuz görünen teklifle karşılaştırıldığında sizi korur.

Dördüncü soru “bunlara güvenebilir miyim?” sorusudur. Burada gerçek fotoğraflar, müşteri yorumları, tamamlanmış işlerden örnekler ve varsa belgeler devreye girer. Hazır görsel bankalarından alınmış gülümseyen yüzler bu işi görmez; ziyaretçi sahte olanı hemen ayırt eder. Atölyenizin, aracınızın ya da ekibinizin sıradan bir fotoğrafı çok daha inandırıcıdır.

Sayfanın uzunluğu da bu sıraya göre belirlenir. Her soruya yetecek kadar yazılır, fazlası yazılmaz. Acil bir iş için arayan kişi üç ekran metin okumaz; pahalı ve uzun vadeli bir karar veren kişi ise ayrıntı ister ve kısa sayfaya güvenmez. Çilingir sayfası ile çatı yenileme sayfası bu yüzden aynı uzunlukta olamaz. Metni kelime sayısına göre değil, okuyanın aklındaki soruların sayısına göre planlarız; cevapsız soru kalmadığında sayfa bitmiştir.

Son soru “şimdi ne yapmalıyım?” sorusudur ve cevabı sayfanın sonunda değil, her bölümün ardında hazır bekler: arama düğmesi, kısa bir form ya da mesaj bağlantısı. Site içi SEO çalışmasında her hizmet sayfanızı bu beş soruya göre gözden geçirir, eksik kalan bölümü tamamlar, sırası bozuk olanı yeniden dizeriz.

Kelime Araştırması Kaç Sayfa Açılacağını Nasıl Belirler?

Bir sitede kaç sayfa olması gerektiği sorusunun cevabı tasarımcıda değil, arama verisindedir. İnsanların işinizle ilgili kullandığı sorguları toplar, anlamca aynı olanları kümeleriz. Her küme bir sayfanın konusudur. On beş küme çıkıyorsa on beş sayfaya ihtiyaç vardır; üç küme çıkıyorsa otuz sayfa açmak emeği dağıtmaktan başka işe yaramaz.

Kümelemenin inceliği, hangi sorguların aynı sayfada buluşabileceğini görmektir. “Çatı tamiri” ile “çatı onarımı” aynı şeydir ve tek sayfada toplanır. “Çatı tamiri” ile “çatı yalıtımı” ise ayrı ihtiyaçlardır; sonuç sayfaları da farklıdır. Bunu anlamanın pratik yolu iki sorguyu aratıp sonuçları karşılaştırmaktır: ilk sayfalar büyük ölçüde örtüşüyorsa konu aynıdır.

Yer adları ayrı bir karar gerektirir. Merkezde dükkânı olan ama Gerze, Erfelek ve Ayancık tarafına da hizmet götüren bir usta için her ilçeye ayrı sayfa açmak akla ilk gelen yoldur. Ne var ki yalnızca yer adı değiştirilmiş kopya sayfalar arama motorunun gözünde değersizdir. O ilçeye özgü söylenecek bir şey varsa (ulaşım süresi, yapılan işlerden örnek, fiyat farkı) sayfa açılır; yoksa hizmet bölgesi tek sayfada anlatılır.

Araştırma, sitenizde zaten var olan sayfaları da değerlendirir. Hangi sayfa hangi sorguda görünüyor, hangi sorguda ikinci sayfada bekliyor? İkinci sayfadaki bir sayfayı birinciye taşımak, sıfırdan yeni bir sayfa yazmaktan çoğu zaman daha az emek ister. Bu yüzden iş planına önce “eşikteki” sayfaları, ardından eksik kümeleri yazarız.

Aranma sayısı tek ölçüt değildir. Ayda binlerce kez yazılan genel bir sözcük, çoğu zaman bilgi arayan ve sizden hizmet almayacak kişilerden gelir. Ayda yalnızca yirmi kez yazılan, yer ve hizmet adı içeren bir sorgu ise doğrudan müşteridir. Küçük sayıları küçümsemeyiz; yerel bir işletme için ayda beş yeni müşteri çoğu zaman bütün çalışmanın karşılığıdır. Sorguları yalnızca hacme göre değil, işinize yakınlığına göre de puanlar, sayfa sırasını buna göre kurarız.

Sonuçta elinize bir sayfa haritası geçer: her sayfanın adı, hedeflediği sorgu kümesi, sitedeki yeri ve yazılma sırası. Site içi SEO çalışması bu haritaya göre ilerler; hangi ay hangi sayfanın ele alınacağı bellidir. Harita sabit değildir: yeni bir hizmet eklediğinizde ya da arama alışkanlıkları değiştiğinde birlikte güncelleriz.

Sık Sorulan Sorular Bölümü Aramada Ne İşe Yarar?

Hizmet sayfalarının sonuna eklenen soru cevap bölümü çoğu zaman doldurma malzemesi gibi görülür. Oysa doğru yazıldığında sayfanın en çok iş gören bölümlerinden biridir. Müşterinin telefonda sorduğu soruları önceden cevaplar, karar sürecini kısaltır ve sayfanın daha çok sorguda görünmesini sağlar; çünkü insanlar aramayı giderek daha çok soru cümlesiyle yapıyor.

Soruları masa başında uydurmayız. Kaynak üç yerdir: sizin telefonda en çok duyduklarınız, arama motorunun sonuç sayfasında gösterdiği ilgili sorular ve rakip sayfaların cevapsız bıraktıkları. Her soru, gerçek bir müşterinin kuracağı cümleyle yazılır. “Hizmet kapsamınız nedir?” gibi kurum dili taşıyan sorular yerine “evime kadar geliyor musunuz?” gibi gündelik sorular seçilir.

Cevaplar kısa ve doğrudan olmalıdır. İlk cümle soruyu cevaplar, ardından gelen bir iki cümle gerekçeyi ya da koşulu ekler. “Duruma göre değişir” diye başlayan cevaplar okuyanı tatmin etmez; neye göre değiştiğini söylemek gerekir. Cevabın içine satış cümlesi sıkıştırmak da güveni zedeler. Soru soran kişi bilgi ister; bilgiyi alınca aramayı zaten kendisi yapar.

Bu bölüm arama motoruna özel bir işaretlemeyle de tanıtılabilir. İşaretleme sayesinde sayfanın soru cevap içerdiği açıkça bildirilir ve içerik, soru biçimindeki aramalarda değerlendirilmeye aday olur. Sesli aramalarda okunan kısa cevaplar da çoğunlukla böyle bölümlerden seçilir. İşaretlemenin sayfadaki görünen metinle birebir aynı olması şarttır; aksi kurallara aykırıdır.

Sorular zamanla eskir. Fiyatlar, çalışma saatleri, teslim süreleri değiştikçe cevapların da güncellenmesi gerekir. Altı ayda bir bu bölümleri gözden geçirir, artık sorulmayan soruları çıkarır, yeni duyulanları ekleriz. Site içi SEO bu anlamda bitmiş bir iş değil, sitenin işinizle birlikte güncel tutulmasıdır.

Soruların sayfadaki yeri de önemlidir. Hepsini sayfanın en altına yığmak yerine, bazılarını ilgili bölümün hemen ardına koymak okuyanın işini kolaylaştırır: fiyat bölümünün altında ödeme ile ilgili soru, süreç bölümünün altında süre ile ilgili soru yer alır. Açılır kapanır kutular uzun sayfalarda yer kazandırır; ancak en çok sorulan bir iki sorunun cevabı açık durmalıdır. Düzeni telefonda dener, parmakla kolayca açılıp kapandığından emin oluruz.

Hangi sayfanızda hangi soruların eksik olduğunu görmek isterseniz durum raporunda bunu ayrı bir başlık olarak veririz. Çoğu sitede en çok kazandıran hizmetin sayfası en az soru cevaplayan sayfadır. Site içi SEO çalışmasına oradan başlamak, hem ziyaretçinin kararını hem de sayfanın görünürlüğünü aynı anda etkiler.

Sıkça Sorulan Sorular
Kelime araştırmasını kendi sektörüm için de yapıyor musunuz?

Evet. Araştırma her işletme için ayrı yapılır; sizin hizmetleriniz, hizmet verdiğiniz bölge ve müşterinizin kullandığı sözcükler esas alınır. Sonuçları tablo hâlinde paylaşırız.

Her zaman değil. Az ama eksiksiz sayfa, çok ama yüzeysel sayfadan iyidir. Araştırma kaç sayfaya ihtiyaç olduğunu gösterir; gerekmiyorsa yeni sayfa açmayı önermeyiz.

Yarar; ancak fiyatı belirleyen etkenleri açıklamak gerekir. Ziyaretçi en azından neyle karşılaşacağını bilmek ister. Hiçbir ipucu vermeyen sayfalar ziyaretçiyi rakibe yöneltir.

Çoğu hizmet sayfası için dört ila sekiz soru yeterlidir. Önemli olan sayı değil, soruların gerçekten sorulmuş olması ve cevapların açık yazılmasıdır.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.